Bir kahveyi içtikten sonra geriye ne kalır? Sadece boş bir fincan mı, yoksa damakta devam eden bir iz mi?
Kahve dünyasında bu sorunun karşılığı “kalıcılık” ya da diğer adıyla aftertastetir. İyi bir kahve, yudum bittiğinde susmaz; damakta konuşmaya devam eder. Selection Blend tam olarak bu noktada devreye girer.
Damakta uzun süre kalan tat, kahvenin yalnızca yoğunluğuyla değil;
Kısa sürede kaybolan tatlar genellikle tek boyutlu ve yüzeyseldir. Kalıcı tat ise kahvenin karakterini ve kalitesini ortaya koyar.
Selection Blend içildiği anda güçlü bir ilk temas sunar; ancak asıl farkını yudumdan sonra gösterir.
Bu kahvede tat, tek bir noktada kesilmez. Aksine:
Bu iz, sert bir acılık şeklinde değil; kontrollü ve rafine bir kalıcılık olarak hissedilir.
Bazı kahveler uzun süre damakta kalır ama bunu ağır bir acılık ya da yanık tatla yapar. Selection Blend’de durum farklıdır. Kalıcılık:
Bu da onu arka arkaya içimlerde bile dengeli ve konforlu kılar.
Sade içimde Selection Blend’in kalıcılığı daha net ve tanımlıdır. Sütle birlikte içildiğinde ise tat tamamen kaybolmaz; yumuşar ve daha kremamsı bir iz bırakır. Bu durum, harmanın iyi dengelenmiş olduğunu gösteren önemli bir işarettir.
Selection Blend, “içtim ve geçti” hissi veren kahvelerden değildir. Yudum bittikten sonra damakta kalan o hafif ama kararlı iz, kahvenin kendine güvenen yapısını ortaya koyar.
Kısaca: Evet, Selection Blend içtikten sonra damakta uzun süre kalır. Ama bunu bağırarak değil, hatırlatarak yapar.